“Uyku, bütün yaraların merhemidir.” Miguel de Cervantes‘in yüzyıllar önce kaleme aldığı bu derin söz, bugün modern tıp dünyasında her zamankinden daha fazla karşılık buluyor. Bir edebiyat klasiği olan Don Kişot‘ta geçen bu ifade, uykunun sadece bir dinlenme hali değil, bedenin ve ruhun en temel iyileşme mekanizması olduğunu fısıldar.

Sanço; Don Kişot’un aldığı darbelerden, yorgunluk ve açlıktan sonra uykunun: bedeni onardığını, acıyı azalttığını ve insanı yeniden hayata döndürdüğünü anlatmak için söylemiştir.

Fizyolojik açıdan baktığımızda, uyku esnasında vücudumuz adeta bir şantiye gibi çalışır. Dokular onarılır, bağışıklık sistemi güçlenir ve gün boyu biriken zihinsel toksinler temizlenir. Eğer uyku sağlığınız bozulmuşsa, bu doğal “merhem” yaralarınıza ulaşamaz; bu da kronik yorgunluktan kalp hastalıklarına kadar pek çok soruna davetiye çıkarır. Birçok insan, çözümü dışarıdaki geçici yöntemlerde ararken, asıl şifanın her gece yastığa başını koyduğunda başlaması gereken o kesintisiz süreçte olduğunu unutur.

Ancak bazen bu doğal iyileşme süreci tıkanabilir. Horlama, uykuda nefes kesilmesi veya bitmek bilmeyen uykusuzluk gibi sorunlar yaşıyorsanız, vücudunuzun tamir mekanizması sekteye uğruyor demektir. Unutmayın ki, her yaranın merhemi aynı değildir ve doğru teşhis konulmamış bir uyku problemi, yaşam kalitenizi içten içe kemirir. Sağlığınızın temel taşını profesyonel bir bakış açısıyla yeniden inşa etmek, derin ve onarıcı bir uykunun kapılarını aralamak için bir uzman desteği almak en doğru adımdır. Yaralarınızın gerçekten iyileşmesi için uykunuzu uzman ellerde analiz ettirmekten çekinmeyin; çünkü gerçek sağlık, huzurlu bir geceyle başlar.

Görsel yapay zeka ile oluşturulmuştur: Kitabın yazarı Cervantes’e uyku testi yapılırken Don Kişot ve Sanço da başında nöbet tutuyorlar J